FATİMA'DA MUCİZEVİ ŞİFALAR 1917 senesinin Ekim ayından beri Fatima mucizevi iyileşmelere sahne olmaktadır. İşte tutanaklardan alınmış iki örnek: Torres Novas kentinden 22 yaşındaki bayan Cecillia Augusta Geoveia Trestes'in verem, mide ülseri ve karnında su birikmesi gibi hastalıklarından dolayı, ailesi, kızın durumunu serinkanlılıkla ele alıp onun için bir tabut siparişinde bulunmuştu. Doktorların artık yapabilecekleri hiçbir şey olmamasına karşın, Bayan Trestes 13 Haziran 1923 günü Fatima'ya götürüldü. Mucizenin olduğu yerde ilk önce hiçbir şey olmadı. Fakat eve dönüşte, o güne kadar ağzına bir lokma bile koyamayan kız, müthiş bir açlık duygusu ile evde ne varsa hepsini yedi. Ve yarım saatlik bir hazım süresinden sonra, ağzından zorla iki kelime bile çıkmayan Cecillia Augusta'nın birdenbire çenesi düştü. Hatta gülüp şarkılar söylemeye başladı. Bir hafta sonra hiçbir şeyi kalmamış, tamamen sağlığına kavuşmuştu. Bu ani değişimin ağır hastaların birden kendilerini iyi hissetmelerinden mi kaynaklandığı, tutanaklarda belirtilmiyor. Belirtilmeyen bir diğer husus da bu bayanın hastalıklarından dolayı nerede ve ne zaman hayata veda ettiği...
Mucizevi olarak şifa bulan diğer bir kişi Madeira adalarında, Camara de Lobos'ta oturan 30 yaşlarında bir alkolikti. Doktorlar ağır bir siroz teşhisi koymuşlardı. Genç adam hiçbir şeye aldırmaksızın, her gün bir şişe içkisini içmeye devam etti. Bu sırada işe, dini bütün birisi olan karısı müdahale etti ve her gün içkisinin içerisine birkaç damla "Fatima suyu" damlattı. Ve mucize... Gün be gün içkiden soğuyan ve sonunda terk eden genç adam 70 yaşına kadar yaşadı. Fatima'da vizyon gören çocuklar fenomeni fiziksel birtakım olaylarla ilgilidir. "Vizyonların" her seferinde elektriksel bir boşalmanın sonucu olan gürültüler ve çıtırtılarla bağlantılı "şimşekler"le başladığı bildirilmiştir. Küçük Lucia "vizyonun" her uzaklaşışında sanki uzaklarda roket patlaması gibi bir gürültü duyduğunu söylemiştir. 13 Eylül 1917'de çocuklar beşinci vizyonlarını yaşarken, birkaç bin kişi de bir ışık topunun muhteşem bir şekilde gökyüzüne doğru yükseldiğine tanık oldu. Ziyaretçiler 13 Mayıs 1924'te "vizyonun" sabit olarak indiği veya göründüğü "Taşlıkta" tuhaf bir bulut gördüklerini ve buluttan kar tanelerine benzer nesnelerin aşağıya doğru yağdığına, fakat daha yere düşmeden kaybolduklarına tanık oldular. Daha sonraları Lucia bu görüntüyü her seferinde bir ışık hüzmesinin beraberliğinde yaklaştığını ve çocukların Hazreti Meryem'i ancak ışığın "Taşlık" üzerinde hareketsiz kaldığı anda görebildiği belirtilmiştir. Lucia'nın sorgulamasında kendisine "vizyonun" görünmesi esnasında Meryem'e direkt olarak bakmaktansa niçin başını öne eğdiği sorulduğu zaman, Meryem'in kimi zaman gözlerini kamaştırdığını söylemiştir. Kaynak: Erich Von Daeniken, Dünyayı Heyecanlandıran Fenomenler ve Vizyonlar